İçindekiler
- Hesap Bazlı Pazarlama Nedir?
- Hesap Bazlı Pazarlama B2B Büyüme İçin Neden Önemlidir?
- Hesap Bazlı Pazarlama Nasıl Çalışır?
- Bir ABM Stratejisinin Temel Unsurları
- Doğru Hedef Hesaplar Nasıl Seçilir?
- ABM Kampanyaları Nasıl Kişiselleştirilir?
- Bire Bir, Bire Birkaç ve Bire Çok ABM Yaklaşımları
- ABM Pazarlama ve Satış Ekiplerini Nasıl Hizalar?
- SSS
Hesap bazlı pazarlama, yüksek hacimde ancak yeterince niteliklendirilmemiş lead üretmek yerine kaynaklarını doğru fırsatlara yönlendirmek isteyen şirketler için önemli bir B2B stratejisi haline geldi. ABM, her potansiyel müşteriye aynı şekilde yaklaşmak yerine değerli hedef hesapları belirler, bu şirketlerde satın alma kararına dahil olan kişileri analiz eder ve kişiselleştirilmiş pazarlama ile satış çalışmalarını bu yapı etrafında koordine eder. Bu yaklaşım; satış döngülerinin uzun olduğu, satın alma kararlarına birden fazla paydaşın dahil olduğu ve doğru müşteriyi kazanmanın potansiyel değerinin daha odaklı bir ilgi düzeyini haklı çıkardığı durumlarda özellikle faydalıdır.
Hesap Bazlı Pazarlama Nedir?
Yaygın olarak ABM kısaltmasıyla kullanılan hesap bazlı pazarlama, seçilmiş şirketlerin yalnızca tekil lead kaynakları olarak değil, öncelikli pazarlar olarak ele alındığı bir B2B pazarlama stratejisidir. Pazarlama ve satış ekipleri, güçlü gelir potansiyeli taşıyan hesapları belirler ve bu şirketlerin ihtiyaçları, karşılaştıkları zorluklar ve satın alma sürecine dahil olan kişiler etrafında kurgulanmış koordineli deneyimler oluşturur. Bu yaklaşım hem potansiyel müşterilerin nasıl seçildiğini hem de kampanyaların nasıl planlandığını değiştirir. Bir ABM stratejisi, mümkün olan en geniş hedef kitleyle başlamak yerine işletmenin en çok ulaşmak istediği şirketlerle başlar ve kapsamını buradan genişletir.
ABM Neden Tekil Leadler Yerine Hesaplara Odaklanır?
Bir lead, tek bir kişinin bir rehber indirdiğini, form doldurduğunu veya bir e-posta açtığını gösterebilir; ancak bu tür bir hareket, karmaşık bir B2B satın alma sürecinin tamamını çoğu zaman yansıtmaz. Hesap bazlı yaklaşım, şirket genelindeki etkileşime bakar ve karar vericileri, etkileyicileri, son kullanıcıları, bütçe sahiplerini ve diğer paydaşları aynı satın alma sürecinin parçaları olarak değerlendirir.
Hesap düzeyindeki bu bakış açısı, ekiplerin tekil hareketlere gereğinden fazla anlam yüklemesini de önler. Bir kişi ilgili görünse de karar üzerinde çok az etkisi olabilir; buna karşılık aynı şirketten birden fazla kişinin benzer konuları araştırması çok daha anlamlı bir fırsata işaret edebilir.
ABM ve Geleneksel Lead Generation Arasındaki Fark
Geleneksel lead generation yaklaşımı genellikle daha geniş bir kitleyi çekmeyi, kişileri leadlere dönüştürmeyi, bu leadleri niteliklendirmeyi ve sonunda hangi şirketlerin satış ekibinin ilgisini hak ettiğini belirlemeyi amaçlar. ABM ise önce ulaşılmak istenen hesapları seçip ardından bu şirketlerin içinde etkileşim oluşturarak bu sıralamanın önemli bir bölümünü tersine çevirir.
Bu iki yaklaşımın birbiriyle rekabet etmesi gerekmez. Bir şirket, pazar erişimini korumak için demand generation çalışmalarını sürdürürken daha yüksek kişiselleştirme ve satış ekibinin daha yakın dahil olmasının ticari açıdan anlamlı olduğu stratejik hesaplarda ABM uygulayabilir.
Hesap Bazlı Pazarlama B2B Büyüme İçin Neden Önemlidir?
B2B büyüme yalnızca daha fazla lead üretmekle ilgili değildir; gerçek bir ihtiyacı, yeterli satın alma potansiyeli ve sunulan çözümü seçmek için gerçekçi bir nedeni olan şirketlere ulaşmaya bağlıdır. Hesap bazlı pazarlama, işletmelerin bütçe ve dikkatlerini değeri birbirinden çok farklı hesaplara eşit biçimde dağıtmak yerine bu fırsatlara yoğunlaştırmasına yardımcı olur. Aynı zamanda pazarlama ve satış ekiplerinin aynı ticari öncelikler doğrultusunda çalışabilmesi için daha yapılandırılmış bir sistem oluşturur. Karmaşık ürünlere veya daha uzun satın alma yolculuklarına sahip işletmelerde bu odaklanma, satış sürecinin tamamındaki etkileşim kalitesini artırabilir.
Yüksek Değerli Hesaplara Daha Etkili Ulaşmak
Yüksek değerli hesaplar çoğu zaman genel bir reklam kampanyasından veya otomatik e-posta serisinden daha fazlasını gerektirir. ABM, ekiplerin nasıl iletişim kuracaklarına karar vermeden önce bir hesabın faaliyet gösterdiği sektörü, iş önceliklerini, mevcut zorluklarını, teknoloji altyapısını ve satın alma niyeti seviyesini anlamasına alan açar.
Bu, her hesaba tamamen özel içerik hazırlanması gerektiği anlamına gelmez. Araştırma, kişiselleştirme ve satış odağının düzeyi; hesabın potansiyel değerine ve satın almaya ne kadar hazır olduğuna göre ayarlanabilir.
Pazarlama ve Satış Ekiplerini Aynı Hedeflerde Buluşturmak
Birçok B2B şirkette pazarlama ekibi lead üretimiyle ölçülürken satış ekibi hesaplara ve gelire odaklanır; bu da önceliklerin çakışmasına neden olabilir. ABM, iki ekibe de ortak bir hedef hesap listesi sunar ve hesap seçimi, mesajlaşma, etkileşim sinyalleri, sorumluluklar ve takip süreçlerinde birlikte hareket etmelerini teşvik eder.
Her iki ekip de aynı hesap düzeyindeki bilgilere eriştiğinde kampanya aktivitelerini koordine etmek kolaylaşır. Satış ekibi hedef hesapların pazarlamayla nasıl etkileşime girdiğini görebilirken pazarlama ekibi de satıştan gelen geri bildirimleri içerikleri ve hesap önceliklendirmesini geliştirmek için kullanabilir.
Uzun Satın Alma Döngülerinde Kişiselleştirmeyi Geliştirmek
Uzun B2B satış döngüleri, mesajların tekrar etmeye başlaması veya alıcıların o anki ihtiyaçlarından kopması için birçok fırsat yaratır. ABM, bir hesap ilk araştırma aşamasından değerlendirmeye, kurum içi onaya, müzakereye ve satın almaya ilerledikçe kişiselleştirmenin de gelişmesine olanak tanır.
Örneğin, sürecin başındaki bir hesap bir iş problemine ilişkin eğitici içeriğe ihtiyaç duyabilirken daha ileri aşamadaki bir satın alma komitesi vaka çalışmaları, uygulama rehberleri, ürün karşılaştırmaları veya ROI odaklı içeriklere daha iyi yanıt verebilir. Kişiselleştirme, hem hesabın özelliklerini hem de bulunduğu satın alma aşamasını yansıttığında daha faydalı hale gelir.
Hesap Bazlı Pazarlama Nasıl Çalışır?
Hesap bazlı pazarlama; hesap seçimi, araştırma, etkileşim, satış koordinasyonu ve ölçümün birbirine bağlı biçimde ilerlediği bir süreç üzerinden çalışır. Ekipler önce hangi şirketlerin takip edilmeye değer olduğunu belirler, ardından ilgili paydaşları tanımlar ve bu şirketlerin hangi konulara önem verme olasılığının yüksek olduğunu anlamaya çalışır. Pazarlama kampanyaları ve satış iletişimi birbirinden bağımsız geliştirilmek yerine bu içgörüler etrafında kurgulanır. Etkileşim verileri arttıkça ekipler hesap önceliklerini güncelleyebilir ve daha fazla odağın nerede anlamlı bir ilerleme yaratma olasılığının yüksek olduğuna karar verebilir.
Hedef Hesapların Belirlenmesi
Süreç, ürün veya hizmetten en fazla fayda sağlama olasılığı bulunan şirketlerin özelliklerini tanımlamakla başlar. Ekipler mevcut başarılı müşterileri değerlendirebilir; sektör, şirket büyüklüğü, gelir aralığı, coğrafya ve büyüme aşaması gibi firmografik bilgileri teknoloji uyumu ve geçmiş satış performansı gibi faktörlerle birlikte ele alabilir.
Hesap seçimi yalnızca uygunluğa dayanmamalıdır. Etkileşim, satın alma niyeti, mevcut ilişkiler, potansiyel gelir, stratejik değer ve satış ekibinin pratik kapasitesi de hangi hesapların önceliklendirilmesi gerektiğini etkileyebilir.
Satın Alma Komitelerini Anlamak
Hedef şirket tek bir alıcıdan ibaret değildir. Satın almanın karmaşıklığına göre farklı kişiler ürünü değerlendirebilir, kullanabilir, bütçeyi onaylayabilir, teknik gereksinimleri inceleyebilir, şartları müzakere edebilir veya nihai kararı etkileyebilir.
Bu nedenle ABM, satın alma komitesini haritalandırır ve her rolün hangi konulara önem verdiğini dikkate alır. Örneğin bir CFO finansal etkiye odaklanırken operasyon yöneticisi verimliliği, IT tarafındaki bir paydaş ise uyumluluk, uygulama veya yönetişim konularını daha fazla önemseyebilir.
Kişiselleştirilmiş Kampanyalar Oluşturmak
Ekipler hesabı ve paydaşlarını anladıktan sonra ilgili sorun noktaları, kullanım senaryoları, sektör koşulları ve satın alma aşamaları etrafında kampanyalar geliştirebilir. Kişiselleştirme; e-posta iletişiminde, reklamlarda, web sitesi deneyimlerinde, satış materyallerinde, etkinliklerde, vaka çalışmalarında, üst düzey yönetici iletişiminde veya diğer kanallarda kendini gösterebilir.
Amaç, genel bir içeriğin içine yalnızca şirket adını eklemek değildir. Güçlü ABM kişiselleştirmesi, mesajın özünü değiştirerek hedef hesabın bu iletişimin kendi öncelikleriyle neden ilgili olduğunu açıkça görmesini sağlar.
Satış ve Pazarlama Takibini Koordine Etmek
Etkileşim, uygun bir sonraki aksiyona dönüştüğünde daha değerli hale gelir. Pazarlama ve satış ekipleri; önemli sayfalara tekrar tekrar ziyaret, birden fazla paydaşın etkileşimi, etkinlik katılımı, içerik tüketimi veya ilgili konulardaki araştırmanın artması gibi aktiviteler için tetikleyiciler tanımlayabilir.
Bu sinyaller; bir hesabın pazarlama içeriklerini almaya devam etmesi, doğrudan satış iletişimine geçirilmesi, farklı bir mesaj alması veya geçici olarak nurture sürecinde tutulması gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olabilir. Koordineli takip, pazarlama ve satış ekiplerinin aynı hesaba birbiriyle ilgisiz ya da yanlış zamanlanmış mesajlarla ulaşma ihtimalini azaltır.
Bir ABM Stratejisinin Temel Unsurları
Başarılı bir ABM stratejisi yalnızca hedef hesap listesinden ibaret değildir. Doğru müşterinin net biçimde tanımlanmasını, işe yarar hesap istihbaratını, anlamlı kişiselleştirmeyi, koordineli kampanya yürütümünü ve gelir yaratmaktan sorumlu ekipler arasında uzlaşıyı gerektirir. Bu unsurlar birlikte çalışır: zayıf hesap seçimi kişiselleştirmenin değerini azaltırken güçlü hedefleme bile satış ve pazarlama ayrı hareket ettiğinde başarısız olabilir. Stratejinin ortak veriler ve açıkça tanımlanmış öncelikler etrafında kurulması, ABM'nin tutarlı biçimde uygulanmasını ve zaman içinde ölçülmesini kolaylaştırır.
İdeal Müşteri Profili
İdeal müşteri profili veya ICP, işletme için özellikle güçlü bir uyum gösteren şirket tipini tanımlar. Genellikle sektör, şirket büyüklüğü, gelir potansiyeli, lokasyon, teknoloji gereksinimleri, iş zorlukları, satın alma kapasitesi ve mevcut başarılı müşterilerle benzerlikler gibi özellikleri dikkate alır.
İşe yarar bir ICP, uygun olmayan şirketlerin özelliklerini de tanımlamalıdır. Hangi şirketlerin çözümle başarı elde etme olasılığının düşük olduğunu bilmek, ekiplerin ABM kaynaklarını ilk bakışta cazip görünen ancak uzun vadeli potansiyeli sınırlı hesaplara harcamasını önler.
Hedef Hesap Listesi
Hedef hesap listesi, ICP'yi pazarlama ve satış ekiplerinin takip edebileceği somut bir şirket grubuna dönüştürür. Hesaplar; uygunluk, fırsat büyüklüğü, stratejik önem, satın alma niyeti, mevcut etkileşim veya mevcut ilişkilerin gücüne göre sıralanabilir ya da gruplandırılabilir.
Yaygın kriterler arasında şunlar yer alır:
- ICP uyumu
- Gelir veya büyüme potansiyeli
- Sektör ve şirket büyüklüğü
- Coğrafi uyumluluk
- Mevcut etkileşim
- Satın alma niyeti
- Teknoloji uyumu
- Önceki satış aktiviteleri
- Stratejik önem
Liste kalıcı kabul edilmek yerine düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Hesap davranışındaki, iş önceliklerindeki ve pazar koşullarındaki değişimler ile satış ekibinin geri bildirimleri, şirketlerin daha yüksek öncelikli seviyelere alınmasını veya bu seviyelerden çıkarılmasını gerektirebilir.
Hesap İstihbaratı ve Niyet Verisi
Hesap istihbaratı, ekiplerin hedef bir şirketin içinde ve çevresinde neler olduğunu anlamasına yardımcı olur. CRM geçmişi, web sitesi davranışları, içerik etkileşimi, firmografik bilgiler, teknoloji verileri, satış notları, haberler ve diğer ilgili sinyaller hesabın daha bütünlüklü bir resmini oluşturmayı sağlayabilir.
Niyet verisi, bir çözüm veya kategoriyle ilgili konuları araştırıyor olabilecek şirketlerin belirlenmesine yardımcı olarak ek bir katman sunar. Önceliklendirmede faydalı olabilir; ancak bir hesabın satın almaya hazır olduğunun kanıtı olarak görülmek yerine ICP uyumu, birinci taraf etkileşim verileri ve satış bağlamıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Kişiselleştirilmiş Mesajlaşma
Kişiselleştirilmiş mesajlaşma, değer önerisini hedef hesabın gerçekten önem verdiği bir konuyla ilişkilendirir. En güçlü mesajlar yalnızca temel kişiselleştirme alanlarına dayanmak yerine tanımlanabilir bir iş problemini, paydaş önceliğini, sektörel konuyu, güncel girişimi veya satın alma yolculuğunun mevcut aşamasını yansıtır.
Aynı hesaptaki farklı paydaşlar da farklı değer önerilerine ihtiyaç duyabilir. Genel anlatı tutarlı kalmalıdır; ancak mesajın dikkat çekme nedeni alıcının sorumluluklarına göre değişebilir.
Çok Kanallı Kampanya Yürütümü
B2B satın alma kararları nadiren tek bir etkileşimle şekillendiği için ABM genellikle birbiriyle koordineli birden fazla kanal üzerinden çalışır. En doğru kanal kombinasyonu; hedef alıcıların nerede aktif olduğuna, hesabın ne kadar önemli olduğuna ve bulunduğu aşamada hangi etkileşim türünün uygun olduğuna bağlıdır.
ABM kapsamında kullanılabilecek kanallar arasında şunlar yer alır:
- Kişiselleştirilmiş e-posta
- Satış iletişimi
- LinkedIn ve diğer ilgili ücretli medya kanalları
- Hesaba özel web sitesi deneyimleri
- Webinarlar ve sanal etkinlikler
- Sektör veya üst düzey yönetici etkinlikleri
- Vaka çalışmaları ve özelleştirilmiş içerikler
- Retargeting
- Kişiselleştirilmiş video
- Uygun olduğu durumlarda doğrudan posta gönderimi
Amaç aynı anda her yerde görünmek değildir. Kanallar birbirini desteklemeli ve hesabın birbirinden kopuk pazarlama ve satış mesajları dizisi yerine tutarlı bir deneyim yaşamasını sağlamalıdır.
Satış ve Pazarlama Uyumu
Satış ve pazarlama uyumu, ABM'nin operasyonel yapısını oluşturur. Her iki ekip de hangi hesapların önemli olduğunu, neden seçildiklerini, her aktivitenin kimin sorumluluğunda olduğunu, hangi etkileşim sinyallerinin aksiyon gerektirdiğini ve başarının nasıl değerlendirileceğini bilmelidir.
Düzenli hesap değerlendirmeleri, ekiplerin içgörü paylaşmasına ve öncelikleri güncellemesine yardımcı olabilir. Pazarlama yeni etkileşim sinyalleri keşfedebilirken satış ekibi itirazlar, kurum içi paydaşlar, zamanlama ve fırsat kalitesi hakkında doğrudan bilgi sağlayabilir.
Doğru Hedef Hesaplar Nasıl Seçilir?
Hedef hesapların seçimi, hesap bazlı pazarlamadaki en önemli kararlardan biridir; çünkü sonraki tüm yatırımlar bu seçimin kalitesine bağlıdır. Tanınmış bir marka adı veya büyük bir şirket olmak, tek başına güçlü bir ABM hedefi olmak için yeterli değildir. Şirketin çözümle gerçekçi bir uyum göstermesi, uygun gelir potansiyeline sahip olması ve işletmenin gerçekten çözebileceği bir iş problemine sahip olması gerekir. Ekipler, tek bir puanlama faktörüne bağlı kalmak yerine geçmiş müşteri bilgisini güncel etkileşim ve pazar sinyalleriyle birlikte değerlendirmelidir. Hedef hesap seçimi mevcut kaynakları da yansıtmalıdır; çünkü gereğinden büyük bir hedef liste, ekiplerin öncelikli hesaplara stratejinin gerektirdiği ilgiyi göstermesini zorlaştırabilir.
Uygulanabilir bir seçim süreci şu adımları içerebilir:
- ICP ile başlayın ve en önemli özellikleriyle güçlü biçimde eşleşen şirketleri belirleyin.
- Yüksek değerli mevcut müşterileri inceleyerek sektör, büyüklük, kullanım senaryosu, teknoloji, müşteri devamlılığı ve gelir potansiyeli açısından ortak örüntüleri belirleyin.
- Ürün sayfası ziyaretleri, içerik indirmeleri, etkinlik aktiviteleri, e-posta etkileşimi ve önceki satış görüşmeleri gibi birinci taraf etkileşimlerini inceleyin.
- Bir hesabın ilgili problemleri veya çözümleri aktif olarak araştırıyor olabileceğine dair anlamlı kanıt sağladığında niyet sinyallerini değerlendirmeye ekleyin.
- Doğru satın alma rollerinin belirlenip belirlenemeyeceğini ve bu kişilere ulaşılıp ulaşılamayacağını değerlendirin.
- Potansiyel hesapları uyum, potansiyel değer, etkileşim, niyet ve stratejik öneme göre puanlayın.
- Kaynakların her fırsatın değeriyle eşleşmesi için nihai listeyi öncelik seviyelerine ayırın.
- Hesap davranışı ve satış bilgileri değiştikçe listeyi düzenli olarak yeniden değerlendirin.
Puanlama modeli karar vermeye yön göstermeli, kararın yerini almamalıdır. Satın alma niyeti yüksek ancak ürün uyumu zayıf bir hesap, orta düzeyde etkileşim gösteren fakat çözüm için çok daha uygun bir şirketten daha az değerli olabilir. Bu nedenle satış ekibinin bilgisi ve ticari bağlam nihai kararın bir parçası olmaya devam etmelidir.
ABM Kampanyaları Nasıl Kişiselleştirilir?
ABM'de kişiselleştirme, mevcut bir kampanyaya yalnızca isim eklemekle değil, belirli bir hesabın veya hesap segmentinin neden ilgilenmesi gerektiğini anlamakla başlar. Faydalı kişiselleştirme; mesajı gözlemlenebilir iş öncelikleri, sektörel baskılar, ilgili kullanım senaryoları, paydaş sorumlulukları veya şirketle önceki etkileşimlerle ilişkilendirir. Kişiselleştirmenin derinliği de fırsatın değerini yansıtmalıdır; yüzlerce düşük öncelikli hesap için tamamen özel kampanyalar oluşturmak çoğu zaman pratik değildir. Bu nedenle ölçeklenebilir bir program, hesap araştırmasını her kampanyayı sıfırdan hazırlamadan uyarlanabilecek yeniden kullanılabilir içerik çerçeveleriyle birleştirir.
Ekipler kampanyaları farklı düzeylerde kişiselleştirebilir:
- Hesap düzeyi: Stratejik önceliklere, ilgili iş problemlerine, şirketteki gelişmelere veya belirli kullanım senaryolarına referans verin.
- Sektör düzeyi: Örnekleri, terminolojiyi, sorun noktalarını ve kanıtları belirli bir sektörün gerçeklerine uyarlayın.
- Rol düzeyi: Değer önerisini yöneticiler, teknik değerlendiriciler, operasyonel kullanıcılar, satın alma ekipleri ve diğer paydaşlara göre uyarlayın.
- Yolculuk aşaması düzeyi: İçeriği ilk araştırma, çözüm değerlendirme, iş gerekçesi oluşturma, tedarikçi karşılaştırma veya nihai karar aşamasına göre eşleştirin.
- Etkileşim düzeyi: Bir sonraki temas noktasını daha önce tüketilen içeriklere, toplantılara, web sitesi aktivitelerine veya kampanya yanıtlarına göre değiştirin.
- Kanal düzeyi: Aynı temel mesajı koruyun; ancak formatını reklam, e-posta, satış görüşmeleri, etkinlikler veya web sitesi deneyimlerine göre uyarlayın.
Etkili kişiselleştirme rahatsız edici değil, faydalı hissettirmelidir. Bir hesap hakkında toplanan bilgiler, şirketin alıcı hakkında ne kadar veri topladığını göstermek için değil, bir iş problemine daha iyi yanıt sunmak için kullanılmalıdır.
Bire Bir, Bire Birkaç ve Bire Çok ABM Yaklaşımları
Her hedef hesap aynı düzeyde yatırım gerektirmez. ABM programları, farklı grupların ne kadar araştırma, kişiselleştirme ve doğrudan ilgi alması gerektiğini belirlemek için yaygın olarak bire bir (one-to-one), bire birkaç (one-to-few) ve bire çok (one-to-many) yaklaşımlarını kullanır. Bu katmanlı model, yüksek temas gerektiren kaynakları en değerli fırsatlar için korurken hesap bazlı prensipleri daha geniş bir kitleye taşımayı mümkün kılar. Doğru kombinasyon; anlaşma değeri, ekip kapasitesi, pazar büyüklüğü, satışın karmaşıklığı ve mevcut hesap verilerinin kalitesine bağlıdır.
- Bire bir ABM, az sayıda ve yüksek stratejik öneme sahip hesaba odaklanır. Kampanyalar; derinlemesine hesap araştırması, paydaş haritalama, özel içerik, üst düzey yönetici katılımı, kişiselleştirilmiş iletişim ve hesaba özel aksiyonlar içerebilir.
- Bire birkaç ABM; sektör, iş modeli, kullanım senaryosu, şirket büyüklüğü veya stratejik zorluk gibi anlamlı benzerliklere sahip sınırlı sayıda hesabı gruplar. Ekipler, içerik ve kampanya kaynaklarının bir bölümünü grup genelinde paylaşırken yüksek düzeyde alaka düzeyini korur.
- Bire çok ABM, hesap bazlı hedeflemeyi daha geniş bir şirket grubuna uygular. Otomasyon, segmentasyon, reklam, CRM verileri ve ölçeklenebilir kişiselleştirme; her hesap için ayrı bir kampanya oluşturmadan ekiplerin daha ilgili deneyimler sunmasına yardımcı olur.
Bu yaklaşımlar aynı anda kullanılabilir. Bir işletme en stratejik kurumsal fırsatları için bire bir ABM, birkaç sektör kümesi için bire birkaç kampanya ve ICP'ye uyan daha geniş bir hesap grubu için bire çok programlar uygulayabilir.
Buradaki önemli ayrım, ölçeğin alaka düzeyini ortadan kaldırmamasıdır. Bire çok ABM bile genel kitlesel pazarlamadan daha hedefli olmalıdır; çünkü hedef kitle seçimi, içerik ve kampanya zamanlaması tanımlanmış hesaplarla bağlantılı kalır.
ABM Pazarlama ve Satış Ekiplerini Nasıl Hizalar?
Hesap bazlı pazarlama, işletmenin odağını nereye yönlendirmesi gerektiğine karar vermek için pazarlama ve satış ekiplerine ortak bir çerçeve sunar. Pazarlamanın tekil leadleri satışa aktarması ve satışın hangi şirketleri takip edeceğine bağımsız olarak karar vermesi yerine, iki ekip de üzerinde uzlaşılmış bir hedef hesap listesi ve hesap kalitesi ile etkileşime ilişkin ortak tanımlar üzerinden çalışabilir. Bu yaklaşım kampanya zamanlamasını, satış iletişimini, içerikleri, hesap araştırmasını ve takip süreçlerini koordine etmeyi kolaylaştırır. Uyum, özellikle iki ekipten birinin topladığı bilginin hesaba nasıl yaklaşılması gerektiğini değiştirebildiği uzun satış döngülerinde daha da değerli hale gelir.
Uygulanabilir bir ABM çalışma modeli şu konuları netleştirmelidir:
- Programa hangi hesapların dahil olduğu
- Hesapların nasıl önceliklendirildiği ve seviyelendirildiği
- Hangi satın alma rollerinin önemli olduğu
- Pazarlama ekibinin hangi konulardan sorumlu olduğu
- Satış ekibinin hangi konulardan sorumlu olduğu
- Hangi sinyallerin satış iletişimini tetiklediği
- Kampanya ve satış aktivitelerinin nasıl kaydedildiği
- Hedef hesapların ne sıklıkla gözden geçirildiği
- Hangi metriklerin anlamlı ilerlemeyi tanımladığı
Ortak teknoloji bu süreci destekleyebilir; ancak uyum yalnızca yazılımla oluşmaz. CRM ve pazarlama platformları hedef hesap aktivitelerine ortak bir görünüm sağlayabilir, ancak ekiplerin bu bilgiyi koordineli aksiyona dönüştürebilmesi için üzerinde uzlaşılmış iş akışlarına ve düzenli iletişime yine de ihtiyaç vardır.
Ölçüm de aynı hesap bazlı mantığı izlemelidir. Lead hacmi hâlâ faydalı bilgiler sunabilir; ancak ABM ekipleri aynı zamanda hesap etkileşimini, kritik kişilerden gelen etkileşimi, satın alma aşamalarındaki ilerlemeyi, pipeline katkısını, hesap ilerleme hızını, fırsat performansını ve gelir sonuçlarını da değerlendirmelidir.
SSS
ABM ile lead generation arasındaki fark nedir?
Lead generation genellikle bireyleri çekmek ve onları niteliklendirmekle başlar; ardından hangi şirketlerin fırsata dönüşebileceği belirlenir. ABM ise seçilmiş hedef hesaplarla başlar ve pazarlama ile satış aktivitelerini şirketin ve satın alma komitesinin etrafında koordine eder.
ABM yalnızca kurumsal B2B şirketler için mi uygundur?
Hayır. Kurumsal şirketler daha yüksek anlaşma değerleri ve karmaşık satış süreçleri nedeniyle ABM'yi sıklıkla kullanır; ancak daha küçük B2B şirketler de hedef listelerini sınırlayarak ve kaynaklarına uygun bir kişiselleştirme düzeyi seçerek bu yaklaşımı uygulayabilir.
ABM kampanyalarında hangi kanallar kullanılır?
ABM kampanyalarında e-posta, satış iletişimi, LinkedIn ve diğer ilgili reklam platformları, web sitesi kişiselleştirmesi, webinarlar, etkinlikler, kişiselleştirilmiş içerik, video, retargeting ve doğrudan posta kullanılabilir. En doğru kanal karması; hesaba, paydaşa, satın alma aşamasına ve kampanya hedefine bağlıdır.
ABM için hedef hesaplar nasıl seçilir?
Hedef hesaplar genellikle ICP uyumu; gelir potansiyeli, etkileşim, niyet sinyalleri, mevcut ilişkiler, teknoloji uyumu ve stratejik değer gibi faktörlerle birlikte değerlendirilerek seçilir. Pazarlama ve satış ekipleri nihai listeyi birlikte gözden geçirmeli ve hesapları hem fırsat kalitesine hem de mevcut kaynaklara göre önceliklendirmelidir.
ABM başarısı nasıl ölçülür?
ABM ölçümü toplam lead hacminin ötesine geçmeli; hesap etkileşimini, kilit paydaş aktivitelerini, hesabın ilerlemesini, pipeline katkısını, dönüşümü, satış hızını, kazanım performansını ve geliri dikkate almalıdır. En faydalı metrikler, pazarlama ve satış aktivitelerini öncelikli hesaplar içindeki anlamlı ilerlemeyle ilişkilendirir.
Formu doldurun, ekiplerimiz size en kısa sürede geri dönecek.
Formu doldurun, ekiplerimiz size en kısa sürede geri dönecek.